Ekmek kavgası

10.10.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Dilerim, o köşe dükkandaki son tabela olur. İş yaparlar ve birkaç kişi ekmek parasını kazanır oradan.

 

Bu semte taşındığımız ilk günlerde, sokağımızı bulmakta zorlanıyordum.  Özellikle arabamla ana caddenin neresinden bizim sokağa döneceğim ciddi bir sorundu. Sonra imdadıma o köşedeki kuaför tabelası yetişti. Tabeladaki ismiyle "…Saç Tasarım Merkezi" Hani bir kez gidip tasarımlarından yararlanmadım ama ışıklı tabelaları benim için deniz feneri gibi önemliydi. Saç Tasarım Merkezinden sağa döndüğüm zaman bizim sokağa çıkan yolu buluyordum. Bir süre sonra bu tasarım merkezi kapandı ve yerine bir hırdavatçı açıldı. Birkaç yıl sonra da o gitti bir başka tabela asıldı. Gerçi ben artık başka başka yollardan da sokağımı buluyordum ama arada bir ilk rotamdan da geçtiğim oluyordu. En son bir internet cafe açılmıştı galiba.

Yaşadığım şehrin merkezi yerleri hariç pek çok semtinde bu tür tabela değişiklikleri çok sık olmaya başladı son yıllarda. Normalde ücretli olarak bir işte istihdam edilmesi gereken ama böyle bir imkan bulamadığı için borç-harç işyeri açan insanlar bunlar. Ekmek kavgası yani.  Belki Maksim Gorki'nin "Ekmeğimi Kazanırken" veya Kemalettin Tuğcu'nun "Ekmek Parası" romanlarındaki kadar dramatik değil tablo. Sonuçta açlıktan ölen yok ülkemizde diyebilirsiniz. Ama kapitalizmin geldiği aşama ve reklam canavarının her an tüketim pompaladığı insanların dramı işte yaşanan. Adına kısaca küçük esnaf denilen milyonlarca insanın yaşam mücadelesi. Bir umutla açılan ve ortalama bir yıl içinde kapanan küçük işyerleri.

Tabi, mis gibi işi varken; sırf "Acaba kendi işim olsa bunu yapabilir miyim?"  diye işyeri açan cevher müteşebbisler de olabilir. Bu tür sınırlarını zorlayanların, o sınırları nasıl zorladıkları da ayrı bir yazı konusu olur. Neyse biz kendi rotamıza dönelim. 

Önceki gün  ilk güzergahımdan eve doğru gelirken bir baktım; benim meşhur köşe başı dükkanım, internet cafe tabelası yerine "Çiğköfte" tabelası takmış. Yeni açıldığı etraftaki balonlardan ve çiçeklerden belli. Hemen durdum önünde, "etsiz" çiğköftecimizin ve bir paket yaptırıp birkaç poz da fotoğraf çektim. Başarılar ve bol kazançlar dileklerime, teşekkür ve kapıya kadar uğurlama karşılığını alarak çıktım. 

Dilerim, o köşe dükkandaki son tabela olur. İş yaparlar ve birkaç kişi ekmek parasını kazanır oradan.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
2665 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter