ÇÖD

15.11.2010 - 3:00 | - Tüm hikayeler
  • Daha önce gördüğüm hiçbir köye benzemiyordu.

Daha önce gördüğüm hiçbir köye benzemiyordu. Öncekiler hep dağ-orman köyleriydi ama bu köy, bozkır düzlüğünde kurulu bir yerleşim yeriydi. Evlerin bittiği yerden ufka bakınca hardal rengi bir toprak dışında bir şey görülmüyordu. Ağaç yoktu, çalı yoktu hatta bir kaya bile yoktu. Köyün sokakları bomboş. Büyükler, buğday ve nohut tarlasında çalışıyor; yaşlı ve çocuklar ise akşam serinliğine kadar evden çıkmıyor. Ama benim canım sıkılıyor ve ikindi güneşinde çıktım hiçbir hayat belirtisi olmayan sokağa. Arada bir esen rüzgarın önüne katıp sürüklediği cılız ot demetleri ve uzaktan gelen böcek sesleri. Yıllar sonra pek çok western filminde göreceğim, tipik meksika köylerindeki gibi bir sokakta yürüyorum. Gölgesinden yararlanmak için bir evin cumbasının altından geçiyorum, birden:

–Hoş geldin
–Hoş bulduk
–Canın sıkıldı herhalde
-Öyle…
-Birazdan çıkar herkes dışarı…
-Oyun oynar mıyız?
-Oynarız tabi. Çöd de yaparız.
-Çöd?!

Tarlada kurumaya yüz tutan nohutları kökünden söküp arabalarla evdeki ambarlara taşıyorlar. Ağırlığından ziyade hacmi çok yer kaplayan nohut demetleri, at arabalarının üzerine 2-3 metre yüksekliğe ulaşıyor. Akşama doğru arabalar yola çıktığında, birkaç tutam nohut yol boyunca yerlere düşüyor. Köyün çocukları da tıpkı vapuru takip eden martılar gibi düşen nohut demetlerini topluyor. 3-4 çocuktan oluşan toplayıcı kümeler, hasılatı kuytu bir yere yığıp bir kibritle nohut demetlerini tutuşturuyor. Bir anda yükselen alevler, onbeş yirmi saniyede sona eriyor ve sıcak kül yığını içinden taze kavrulmuş leblebileri ayıklıyor minik parmaklar… 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4130 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter