Çocuklar nasıl güvenle balığı yer?

09.12.2010 - 16:01 | - Tüm hikayeler
  • Çocuklara balığı sevdirmeye ilişkin önemli bir nokta, kılçık problemi. Bırakın boğazına kaçmasını, ağzında kılçık hissetmek bile çocuğu balıktan uzaklaştırır.

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili ama balık tüketiminde dünya ortalamasının çok altındayız. Devlet Planlama Teşkilatı verilerine göre ülkemiz, kişi başına yıllık 8 kg balık tüketimiyle Avrupa Ülkeleri içinde son sırada yer alıyor.

Evet, yılda sadece 8 kilo ve bu “ortalama” tüketim miktarı. Ülkemize ait pek çok sosyo ekonomik rakamda olduğu gibi bu rakamın da aslında çok iyimser olduğunu söyleyebilirim. Hatta pek çok insanımızın, vejetaryen olmadığı halde ömür boyu tükettiği balık miktarının 8-10 kiloyu geçmediğini tahmin ediyorum.  Bunda doğru dürüst bir balıkçılık politikamızın olmaması ana etkenlerin başında geliyor. Yani sorunun önemlice kısmı “üretim” alanındaki eksiklerimiz ve yetersizliklerimizden kaynaklanıyor.

Bir de konunun tüketim boyutu var. Denizi, gölü, akarsuyu bol bir ülkede yaşamamıza rağmen; mutfağımızda su ürünlerine pek yer olmaması. Yemek kültürümüzde balık ve diğer su ürünlerine gerektiği kadar önem vermememiz. Su ürünlerini, balığı gerektiği gibi pişirmesini bilmememiz. Bırakın ücra köyleri, Anadolunun pek çok kasabasında ve şehrinde balık pişirmeyi bilen insanımız azınlıktadır.
Balık da sonuçta kırmızı et, sebze veya baklagil gibi bir “yemek malzemesidir.” Usulüne uygun ve gerektiği gibi pişirilmediğinde “lezzetli” bir yemek olmaz. Olmayınca da severek, beğenerek, iştahla yenmez. Bilhassa çocukların damak zevklerinin biçimlendiği dönemlerde “kötü pişirilen” yemeklerden uzaklaştığını çok iyi bilirim. Böyle bir deneyimden sonra çocuğun o yemekle ömür boyu arası iyi olmaz. Bu kötü pişirilmeden dolayı uzaklaşılan yemeklerin başında da “balık” geliyor ne yazıkki.

Oysa o yemek iyi pişirilse ömür boyu iştahla yenilecek. O yemeğin malzemesi olan balıklar için de ciddi bir talep oluşacak. E böyle olunca da zaten yetersiz olan üretim nedeniyle balık fiyatları da epey artacak diyebilirsiniz. Başta söylediğim gibi konunun üretim boyutundaki yetersizlik ile dönemsel fiyat dalgalanmaları  temel sorun. Mutlaka gelişmiş ülkelerde olduğu gibi balıkçılığımızı geliştirecek, köklü politikaları hayata geçirmeliyiz. Ama biz tüketicilerde balık tüketimine ilişkin kendi eksiklerimizi gidermeliyiz. Bütçemize ve mevsimine uygun aldığımız balıkları, lezzetli bir yemek haline getirmek için pişirme konusundaki bilgilerimizi artırmalıyız.
 
Ve çocuklara balığı sevdirmeye ilişkin önemli bir nokta, kılçık problemi. Bırakın boğazına kaçmasını, ağzında kılçık hissetmek bile çocuğu balıktan uzaklaştırır. Zaten abur cubur ve fast-food düşkünlüğünden, doğrı dürüst yemeğe mızmızlanan bir çocuğa balık sevdirmek önemlidir. Bu yüzden elden geldiğince kılçığı az olan palamut, uskumru, soman gibi balıkları tercih etmeliyiz. Ya da hamsi, istavrit gibi küçük balıkları.  Kılçıklı olanları pişirdiğimizde ise çocuklara balık gövdesinin  alt kısıma düşen parçalarını vermeliyiz. Zira balıkların ortadan kuyruğa  kadar kısmındaki  löp et içine dağılmış kılçıklar olmaz.  Çocuk da güvenle balığını yer.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4202 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 09.12.2010 - 17:09
  • yaşar
  • Kılçıktan değil de..
  • Herbir tarafı denizlerle çevrili bir ülkede balıkları akvaryumda seven bir millet olarak, 8 kg bile fazla bize.

    Denizini bile kullanamayan bir ülke, yarın öbürgün aç kaldığında neyleyecek bakalım.

    Ben kılçıktan değilde, denizdeki kirliliklerden korkuyorum.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
balık hikayeleri, çocuklar balığı nasıl güvenle yer, bünyamin akkaya yazıları, bünyamin akkaya makaleleri, bünyamin akkaya, kılçık, çocuk ve yemek

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter