Bizimkisi

23.05.2011 - 13:00 | - Tüm hikayeler
  • "Muvakkat" derdi kendisi. İş bulduk, çalışıyoruz ama muvakkat işte…

"Muvakkat" derdi kendisi. İş bulduk, çalışıyoruz ama muvakkat işte… 

Şeker Fabrikasında yılın sadece 4 ayında işe alınan mevsimlik bir işçiydi. Pancar hasadının fabrikaya yığıldığı kasım ayında çağırırlardı mevsimlik işçileri. Mart ayına kadar asgari ücret civarında bir gelire kavuşurdu, birkaç yüz vasıfsız işçi. Sonrası? Ya amele pazarında gündelik işler, ya da kahvede pinekleyerek geçen günler. 

"Bizimkisi" derdi karısından bahsederken. Allahtan, bizimkisi becerikli…

Muvakkat derken ne kadar ezik ve üzgünse; Bizimkisi derken  o kadar göğsü kabarır, kirli sakallı yüzüne renk gelirdi. Çok becerikli ve tutumlu bir karısı olduğunu anlatırdı uzun uzun. Yazdan kurutulan yiyeceklerden, turşulardan, bakliyattan, undan ve maaşlı günlerinde eve alıp attığı ayçiçek yağı ile fabrikanın verdiği bir çuval şekerden. Tabi hepsinden önemlisi, bu sınırlı gıda stoku ile mutfakta harikalar yaratan karısından.

"Cıbıl” derdi. Cıbıllığın gözü kör olsun.

Anadan akçesiz, babadan takkesiz bir cıbıl (yoksul) olduğunu anlatırdı. Cıbıl olduğu için ne kendi köyünden, ne civar köylerden kimse kızını vermemişti. Askerden geldikten epey sonra kendisi gibi cıbıl bir kürt kızıyla evlenmişti.  

Yıllarca “muvakkat” bir işte çalışmıştı. Ne yüzde yedilik büyümelerden, ne coşan piyasalardan, ne rekor kıran ihracatlardan zerre kadar payına bir şey düşmüştü. Ama hiçbir krizden de etkilenmemişti. İşi gibi olumlu veya olumsuz her  gelişmeyi,  hep muvakkat yaşamıştı. Bir tek “bizimkisi” yani karısı muvakkat  olmamıştı hayatında.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3221 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter