Bir tutam tebesüm

28.01.2011 - 20:03 | - Tüm hikayeler
  • Annem sevinçle geldi. Elinde bir zerf tutuyordu. Beklediği ödeme okul müdürlüğünden yapılmış ama getirecek olan öğretmenin çocuğu hastalandığı için gecikmişti.

11-12 yaşlarındaydım. Annem bir yandan dikiş dikiyor bir yandan da babaannemle sohbet ediyordu. Hayal meyalhatırladığım kadarı ile alması gereken ödemeyi alamadığı için o gün biraz sorunlu geçiyordu. Alış verişe çıkamamıştı annem. Ve evde doyurulması gereken tam beş boğaz vardı.

Babaannem akşama yalancı mantı yaparız diyerek annemi teselli ediyordu. Bu bizim en sevdiğimiz yemekti. Ama annem çok sık yapılmasına izin vermezdi. Annemin en sık kullandığı cümleydi " aman çocuklar gıdasız kalmasın" derdi. Ama o gün çaresiz buna izin vermişti.
Babaannemle birlikte akşam yemeği için mutfağa gittik. Bir paket makarnayı, biraz tereyağı ile birlikte zeytinyağını bir adet orta boy soğanı, domatesi, bir kaç diş sarmısağı mutfak tezgahına koyduk. Bir tencere suyu kaynaması için ocağa koyduk. İçine biraz tuz ve sıvı yağ koydu babaannem. Neden diye sorduğumda makarnaların birbirlerine yapışmaması lazım yoksa mideniz ağrır dedi. ben sarmısakları ayıklarken babaannem soğanı küp küp doğramış ayrı bir yencerede kızartıyordu. İçine biraz kıyma koydu sonra domatesleri ekledi. Tıpkı yemek içi hazırlar gibi yapıyordu. Babaannemi mutfakta seyretek ayrı bir zevkti benimiçin. O gül yüzü her zaman tebessüm ederdi. Ben tebessüm etmeyi ondan öğrendim. Yemek yaparken mutlaka gülümsemek lazım yoksa yemekler lezzetli olmaz diye de bana nasihat ederdi. İçine göz kararı az tuz ile biraz kekik ilave etti yemeğimiz mis gibi koksun diyerek. Kaynayan suyun içine makarnaları attık. Fiyonk makarnadan yapardı babaannem yalancı mantıyı. Yaklaşık 10 dakika sonra makarnaları süzgeçe alıp süzdü. Sonra hafiften soğuk su geçirdi üstünden. Hamur olmasın diye böyle birde soğuk duş yaptırıldığını öğrendim o gün. Sonra yavaşça yayvan tencereye makarnaları koydu babaannem. üstüne benim ayıkladığım sarmısaklarla yaptığı yoğurdu döktü. En üstüne de yemek içi gibi hazırladığı domatesli kymaları koydu. Ocağın altını çok kısık olarak açtı. O sırada birlikte masayı hazırladık. Abilerimle birlikte annem ve ben hep birlikte masaya geçtik. Babaannem ocaktan yalancı mantıyı aldı ve masaya getirdi. harika bir koku yayıldı odaya. Babaannem tabaklara servis yaptı. Tam o sırada kapı çaldı. Annem kapıya gitti. Yemek servisi yapılmışyemeğe başlamak için annem bekliyorduk.

Annem sevinçle geldi. Elinde bir zerf tutuyordu. Beklediği ödeme okul müdürlüğünden yapılmış ama getirecek olan öğretmenin çocuğu hastalandığı için gecikmişti. Masamıza ayrı bir neşe gelmişti. Annem hadi bakalım afiyet olsun diyerek akşam yemeğimizi her zaman ki neşemizle birlikte yemeğe başladık.

Babaannemden yemek konusunda çok şey öğrendim. Ama ilk öğrendiğim her zaman gülümsemek olmuştur. Yemek hazırlarken bir tutam tebessüm yemeklere ayrı bir lezzet katar diyerek mutfağa her girdiğimde hazırladığım yemekleri hep gülümseyerek yaptım.
Babaannemin adı Gülsüm'dü.  Ben 13 yaşındayken yılların yorgunluğuna yenilerek bizlerden ayrılıp melek oldu.
Ama yemeklerinin lezzeti, pembe yanakları ile tebessüm dudaklarının arasındaki "haydi çocuklar annenizi de alın masaya gelin yemek hazır" cümlesinde hep saklı kaldı.

Bir tutam tebessümle afiyet olsun.
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3616 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek ve yaşam, maviş etkin yazıları, maviş etkin hikayeleri, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter