Bir Tabak Un Helvasındaki Hayatlar

02.01.2012 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Bir tabak insan yoğurmak
    Bir tabak un helvasındaki hayatlar

Bir tabak insan yoğurmak
Bir tabak un helvasındaki hayatlar

Hava güneşli. Gökyüzü pırıl pırıl. İnsana enerji veriyor. Mutluluğun dalları başınıza değdikçe tutunup onlarla pembe bulutlara yükselmek isteyebilirsiniz. Yani en azından ben öyle hissettim. Ofisimin penceresinden İstanbul'a bakıyorum. 360 derece İstanbul. 365 gün İstanbul. Günün her saatinde ve her ruh durumunda, baktığınız gönül göznünüze göre değişkenlik gösteren İstanbul. An gelir mutluluktan kanat çırpan kırlangıçlar gibi neşeyle yol alırsınız hayatın yeşil yollarında, an gelir hüznün dibine vurur göz yaşlarınızın selinde boğulursunuz. Ama hepsinde de doya doya, dolu dolu yaşarsınız. Yaşadığınızı hissedersiniz.

İşte bugünde öyle birgün benim için. Yaşadığımı hissettiğim ve duygularımın içinde boğulduğum bir zaman dilimindeyim.

Hayat çok güzel. Anılarımın bol olduğu bir zaman dilimini de tatlı bir kaç lokma ile sizlerle paylaşmak istiyorum.

Havalar çok ısınmadan tatlı ile olan muhabbetlerimize devam edebiliriz.

Annem daha önceki yemek hikayelerimde de bahsettiğim gibi şeker hastasıydı. Ve ne yazık ki tüm şeker hastaları gibi tatlı yemeği seviyordu. Herhalde yasaklanan herşeyin insanoğluna tatlı gelmeside böyle birşey olsa gerek.

 

Annemin un helvası yapması ise bir anlık bakışmalarda gizliydi. Bakışırız annemle; gözüm annemin yosun yeşili, derinliği olan, sevgi dolu, yüreğinin sıcaklığının içinde yuvarlanırken, kendimi huzurun kollarına bırakıp güvenin içinde mutluluğu yaşardım.. Birdenbire gözlerimi kırptığımda kendimi mutfakta annemle sohbet ederken bulurdum. Çünkü annem un helvası yapmaya başlamıştır bile. Bir tava, tereyağ, un, şeker ve sıcak su. Tüm malzemeleri teker teker anneme vermeye başlarken bir yandan da tatlı sohbetine konuk olurdum. Yıllar öncesinden anlattığı da olurdu, dünden bahsettiği de olurdu. Bazende gelecek günlerden konuşurduk. Bir yandan da unu kavurur renginin değişmesini seyrederdik.

Annem en zengin masalara da bu sevgi yumağı un helvalarından oturtmayı sevmiştir her zaman. Çok basit ve bir o kadarda yapımı kolay olan bu tatlıyı annem her fırsatta her zaman yapmayı severdi. Kavurduğu un hiç topaklanmazdı. Hayranlıkla annemi izlemek en sevdiğim olaydı. Hem hızlı hem lezzetli herşeyi ile tam ve mükellef tatlar yaratan bu kadın bizlerin eğitiminde de bir tatlının içindeki kararlı ölçüyü uygulamış olmanın gururunu her fırsatta yaşamıştır.
Ana malzeme olarak kullanılan unu sevgi olarak tanımlarsak annem bize her zaman bol sevgi vermiştir.

Kıvamında bir insan olabilmemiz için disiplini her zaman tatlıya katılan şeker misali dozunda tutmuştur. Ne çok şekerli tatlı gibi içimizi bayarak katı disiplin uygulamış bizi sıkmıştır nede şekersiz bir tatlı gibi disiplinsiz bırakarak başıboş kalmamıza izin vermiştir.

Birbirimize bağlılığı ise tatlının içine eklenen su gibi tam dozunda olması için elinden geleni sağlamıştır. Ne çok içiçe yaşamak nede birbirinden bihaber olarak kopuk yaşamak gibi birşeydir tatlının suyunun ayarı. Biz birbirimizi sıkmadan ve birbirimizden bihaber olmadan bağlıyız 3 kardeş olarak.
Tatlıyı şekillendirmek. Un helvasını öyle bir yapmalısınız ki hem damağa hem göze hitap etmeli. Yediğiniz her lokma gerçekten lokma olmalı, ama aynı zamanda da ağzınızda erirken tadı damağınızı çatlatacak kadar lezzetli olmalıdır.

Hani insan vardır, gerçekten insandır. Hırslarıyla, doğrularıyla, yanlışlarıyla, kendi kendini bilerek yaşayan. Adam gibi adam deriz gıyabında. Tatlı da işte bu insan gibi olmalıdır. Un helvası ile adam olmayı ben hep birbirine benzetmişimdir.
Kıvamı tam, lezzeti eşsiz, çatala gelen, damağınızda iz bırakan.

Hayatımızda iz bırakan insanlar vardır. Benim annem çok mükemmel değildi belki ama benim mükemmelim oluvermiş. Benim annem fedakar bir anneydi. Sevgisini, disiplinini, bağlılığını ve güvenin ne demek olduğunu bir tabak un helvasında yoğurarak bize vermişti.

Un helvası yapmak çok kolay gibi görünse de aslında bir insan yaratmak ve yetiştirmek kadar meşakkatli bir iştir.
Sabır, sevgi ve hoşgörü ister. Bir lokma lezzet için bir ömür anı ister.

Afiyet olsun. 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
2537 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter