Bir hırka bir lokma

01.08.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Peki, bir insan neden kazandığından çok fazla harcama yapar?

Kredi kartını hesapsızca kullanıp, sonra da borcunu ödeyemeyenler için Başbakan: “Bunlar, dürüst değil.” dedi. Eskişehirli Sanayici ve İşadamları da bu değerlendirmeyi uzun uzun alkışladılar. Elimde çay fincanı olduğu için alkışlayamadım ama ben de bu tespiti doğru buldum.

Evet, bence de dürüst değiller. Sen, ayağını yorganına göre uzatma. Sonra da açıkta kalan ayağını örtmesi için “Nerde bu devlet!” diye bağır. Bir yandan da rehavetle göbeğini kaşı. Bazı insanlar, gelirlerinin çok ötesinde harcamalar yapıyorlar ve sonra da ödeme aczi içine düşüyorlar.

Peki, bir insan neden kazandığından çok fazla harcama yapar? Oysa bir insanın hayatını sürdürmek için gerekli olan zorunlu ihtiyaçlar belli. “Bir hırka, bir lokma.” demiş, bizim dervişler;

“Gücün yettiğince üreteceksin, ihtiyacın kadar tüketeceksin.” demiş, kökü dışarıda komünistler. Ama bu dürüst olmayan insanlar, sonuçta bizim insanımız. Yönetilen insanların bir kısmı dürüst değilse; bunları yöneten insanların çıkıp nasıl dürüst olunacağını anlatması lazım.

Nasıl mı?

Önce şapkayı önüne koyup oturursun. Sağına bir derviş, soluna da bir komünist alırsın. “Canlarım, kelle başına 10 bin dolar gelirimiz var, şu Ak denize bir kısrak başı gibi uzanan evliya yatağı mübarek ülkede.“ dersin. Nefsin hakim olunamayacak isteklerinin bir listesini yaparsın. Bir adem, homo-sapiense yakışır biçimde yaşamak için neler yemeli? Fıtratına ve yaşadığı sosyal hayata münasip şekilde incir yaprağının ötesinde neler giymeli? İklime ve coğrafyaya uygun nasıl mekanlarda başını sokup uyumalı?

Bu soruların cevaplarını vererek; herkesin ama herkesin, tüketmesi-kullanması elzem olan mal ve hizmetlerin asgari miktarlarını tespit edersin. Tüm bu insani ihtiyaçların karşılanması için büyük ihtimalle 10 bin dolar rakamının çok altında bir gelire ihtiyaç olduğunu göreceksin. Bundan sonra yapacağın ilk işte ortaya çıkan kişi başına zorunlu gelir miktarını herkese eşit olarak dağıtmak.

Öncelikle her bir yurttaşın, bu geliri elde edeceği bir işte çalışmasını sağlayacaksın. Sen herkese iş veremiyorsan, seni alkışlayan o işadamları istihdam yaratacak. Ama bu iş imkanı ağırlıklı olarak üretim sektörlerinde olacak. Zorunlu ve ihtiyaç olmayan hiçbir şeyi üretmeyeceksin, böyle şeylerin ithalatını da aklının ucundan geçirmeyeceksin. Ulemadan ve feylesoflardan reklam sektörünün, dinen ve de toplumsal olarak caiz olmadığına dair fetva alacaksın. Yani öyle çoluğun çocuğun, ergenenin, cahilin aklına karpuz kabuğunu düşürecek zımbırtıların reklamını yaptırmayacaksın. Aklın, bilimin ve de inancın israf ve gereksiz dediği bilumum mamülleri sokmayacaksın beyinlere.

Bak, bunları yap önce. 700 milyar doları adil paylaştır ve lüks tüketimi engelle. Taşı toprağı dürüstlük olur bu vatanın. Hatta fazlasını ihraç bile ederiz. 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
2797 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter