Avni Dede'nin Sofrasında Yoğurtlu Kabak

06.08.2011 - 8:00 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Şehrin kalabalığı yavaş yavaş uzaklaşıyor. Biraz daha yaklaşıyoruz mesafelerin kalktığı sıcak mekanlara.

Şehrin kalabalığı yavaş yavaş uzaklaşıyor. Biraz daha yaklaşıyoruz mesafelerin kalktığı sıcak mekanlara. Artık her yerde ev yemeklerinin olduğu küçük içten yerler açılmaya başladı. Yöresel otantik yemekler biraz daha tercihlerin başköşesinde. İnsanlar sıkılmış olmalı, hazır ekmek arası öğle yemeklerinden. Avni Dede'nin evine doğru yol alıyoruz.

Yoğurtlu kabak hazırlamış. Eğer yazdan buzluğa atmadıysanız kabakları, bu mevsimde öyle kolay değil hastalanmamış kabak bulmak. Avni Dede'nin torunu bu yıl üniversite sınavlarına girecekmiş. Kendi ellerimle besliyorum onu diyor. Sıkılıyormuş ikide bir. Kalkıyor dolaşıyor diyor Bade için. "Sıkılıyorum dede" diyor. "Korkuyorum" diyor Avni Dede, incecik bir fidana döndü, ha dedin mi devrilmesin."

Kolay değilmiş sınavlara hazırlanmak.

Kabakları kızartıp, yoğurt, tereyağı biber salçası ile sos yapmış. Hergün başka başka sebzeler diziliyormuş sofraya. "Bade'ye sofrada memleketin neresinden neler geldiğini anlatıyorum" diyor Avni dede. Her sofranın ayrı bir kalbi olurmuş. Kimi Malatya'dan, kimi Giresun'dan gelen."Şehirleri sofraya taşıyorum ki, Bade canlı canlı bilsin, nerede ne yetişiyor."

Öyle ya sofralarda artık sadece karın doyuruyoruz. Halbuki yemeğin sofraya geliş öyküsüne, geçtiği yollara az dahi dokunsak Avni Dede gibi, belki de çocukların coğrafya çalışmasına bile gerek kalmayacak. 

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3119 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter