Dedikodu

08.04.2015 - 15:50 | - Tüm hikayeler
Çınar altı kahvesinde, benim için diyorlarmış ki;
O Edirne ye, pehlivan fotoğrafı çekmeye değil,
Sırf tava ciğer yiyip, bira içmeye gidiyormuşum!
Eskişehir’e,  galeride sergi asacağım deyip;
Taptaze üç-dört çiğböreği, on parmakla presleyip; 
Bir solukta, afiyetle mideye indiriyormuşum!
Sarışın bir fıstıkla, Emirgan’a çay içmeye gidip;
A…gel sana, şirin sincapları göstereyim diyerek;
Korunun gözden uzak, köşelerine çekiyormuşum!
Adana da kahvaltıya ciğer kavurmayla başlayıp,
Seyhan kıyısında, beş şiş kebabı götürüyormuşum!
Kafam kıyakken, gecenin yarısı, Beykoz’a uzanıp;
Gelen halis işkembe çorbasını, kaşığı bırakıp,
Ufak kepçeyle, döke-saça, keyifle içiyormuşum!
Balık yeriz diye, Karabiberi Adaya götürüp;
Susuz rakı içirip, sarmaş dolaş gezdiriyormuşum!
Taze uykuluk yiyebilmek için, gecenin bir vakti,
Nevizade den çıkıp, ta Sütlüceye yürüyormuşum!
Ceket ceplerimde taşıdığım, yedi-sekiz cevizi;
Otobüste, çatur-çutur kırarak, tüketiyormuşum!
Bitmedi a dostlar, bitmedi bunlar, daha neler, neler
Sizler eşi bulunmaz, bu martavallara kandınız mı?
Söyleyin! Yoksa sizlerde bu masala inandınız mı?
tarafından girilen tüm hikayeler Yemek şiirleri kategorisindeki tüm hikayeler
10855 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter